Kasım, 2006 için Arşiv
27 Kasım 2006, Pazartesi
kötülüğün gölgesi yoktur evrende
baktığında numarası yoktur evimin
çözümlemesini size bağışladığım
bir dildir bu yüzden tavrım
kilittaşıma nakışlı işlediğim
şalgam pazarı var da her yerde
dört dönsen de yok sükût pazarı
insana değil, hain duvara çarpıyor sözler
Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
çocuklar hepiniz parktasınız ne güzel
saklı sofrada ekmeğiniz aşınız ne güzel
cahit sıtkı bir tutam çiçekle bekliyor 35 yaşını
göremiyor ne yazık acı su’nun yangın gibi akışını
tüm şairler burdasınız ne güzel, nigâr hanım
bir âyet var dudağında kırmızı
bak, alevlerin içinden bakan ateş hırsızı
jeanne duwal de geliyor kötülüğün içinden
bodur bir köpek gibi sarkık dudaklı
yontuyor şiirini evrilmemiş ağaçlar
nigâr hanım burdasınız ne güzel
tüm şairler çevrenizde pervane
birer mısra katıvermiş ne güzel
bir satranç ustası çiçek’lenmiş kapıda
beyaz bir at gibi tutukluyor kendini:
oktay rifat her üçgende noktadır
zarifoğlu surlarını zorluyor
toy çınar, acı su, nilgün marmara nereye konmalı
ilhami’yle konuşurken kapıda, burdan sıvışmalı
şimdi umrandadır sedat bey
daha sonra gelecek
düşeş atıp yıldızları yörüngeye dizecek
Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
kimse
evin
yolunu
bilmiyor
Ark, Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
çehremi silmek için atıyorum
kırık imlerimi söz oyuncaklarımı
yiter sanılmasın dumanımın isi
belleğimde yanarken eşkalim
kehindeyim gezinirken de yaşamın
bırakırım ellerimi kanatsın ansızın
çamurdan çıkan şişe cıncıkları
yitik perçemi gibi ortayaşın
en çok da annemi kanattı yaralarım
Ark, Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
hıristiyan bir kedinin karnını doyuruyor
ölen dostunu anarak eski bir figüran
Ark, Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
aziz basilius materyal incilini yazıyor
sahip olmadığı ne varsa orda
işte onları bir bir çıkarıyor
domuzları çıkarıyor önce incilden
soma atları yoksullukları çıkarıyor
isa’nın hastalarını çıkarıyor
kiliseleri çıkarıyor sırları
gökyüzünü özellikle gökyüzünü
defalarca yazıyor
yiyecek alamamak’ın
altını özenle bir cetvel gibi
çiziyor
sonra tanrıyı daireye alıp
onu da çıkarıyor
basilius incilini işte böyle kuruyor
mazakada doruğunda erciyaşın
vahiy gibi
böyle oldu işte
kuruluşu incilin
yeni baştan
Ark, Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
o
bir at,
kılı kadar
yakın
insana
Ark, Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
ikinci yeni gibi kalkıyor ikinci gemi
göstermeden kendini
Ark, Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
yaşar mı gerçekte şiir yazan
“yaşamım” dediği şeyi
yoksa soytarının izdeşi
başka soytarının mı eşi
Ark, Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
27 Kasım 2006, Pazartesi
ne kadar katılaşsam da
en yufka yüreklisiyim bu kentin
çığlıklarını duyuyorum hâlâ
martıların ve müezzinlerin
Ark, Yukarıda Anlatılan Rüzgar, Şiirler kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;